Hak mı verildi, ceza mı?

Balkan Sentezi, yayýn hayatý boyunca özellikle Bulgaristan Türkleri’nin ve Türkiye’ye göç edenlerin haklý sorunlarýna ve bu sorunlarýn çözüm yollarýna ayýrdý sayfalarýný. Balkan Türkleri’nin, folklorik motif, kültürel renkten ibaret, tüm sorunlarý çözülmüþ insanlar gibi algýlanmasýna yol açacak basitliklerden uzak durduk bugüne kadar. Birçok ucuz kahramanýn aðzýna bile alamayacaðý önemli konularý, manþetlerimizde haykýrmýþ olmanýn haklý gururunu yaþýyoruz.

1968 göç anlaþmasý çerçevesinde Türkiye’ye göç etmiþ komþularýmdan çoðu, anlaþmanýn 12. maddesi uygulanamadýðý, yani Bulgaristan’ýn sosyal güvenlik haklarýný ödemesi saðlanamadýðý için emekli olamadan vefat etti. Emekli olamadýlar, ama yine de bir gün olsun devletin kapýsýný çalarak yardým dilenmediler. Tek kuruþ, emlak vergisi, elektrik, su, doðal gaz, telefon borcu býrakmadýlar arkalarýnda.

1989 yýlýnda “Türk kalmakta” ýsrar ettiði için Bulgaristan’dan sürgün edilen yüz binlerce vatandaþ yýllardýr emekli olabilmenin hayalini kuruyor. Onlarýn da devlete tek kuruþ borcu yok.

Deðiþik sebeplerle yolumun düþtüðü göçmen mahallelerinde, Balkan Sentezi’nin dile getirdiði sorunlar konuþuluyor sohbetler arasýnda. Balkan Sentezi yazdýðý için deðil, yazmýþ olduðunun gerçekten önemli sorun olmasýndan dolayý konuþuluyor. Bu sýralarda da, “Bulgaristan’da çalýþýlan yýllarýn Türkiye’de borçlanýlarak emekli olmaya hak kazanýlmasý” dillerden düþmüyor. Dikkat edin lütfen, “hak kazanýlmasý” ifadesi kullanýlýyor tüm haberlerde. Anlý þanlý gazeteler ve köþe yazarlarý da bunu bir “hak” olarak görüyor, bazý sivil toplum temsilcileri de, vatandaþlarýn büyük bölümü de...

Kanunun ilgili maddesi, aynen þöyle baþlýyor: Sosyal güvenlik anlaþmasý bulunmayan ülkelerden zorunlu göçe tabi tutulmuþ Türk soylu vatandaþlarýn... Yani, Bulgaristan Türkleri’nin... Diðer bir tabirle, “Biz Bulgaristan’a sosyal güvenlik anlaþmasý imzalatamýyoruz. Bulgaristan Avrupa Birliði üyesi olmasýna raðmen, Kapýkule’de TIR kuyruklarý oluþmasýn, gurbetçilerimiz ülkeye gelirken sorun yaþamasýn diye, Bulgaristan Türkleri’nin haklarýný görmemezlikten geliyoruz” demektir bu.

Bir yandan Bulgaristan ile Trakya Bulgarlarý’nýn mal varlýklarýndan doðan borç-alacak iddiası masaya yatýrýlmaya karar verilecek, diðer yandan yine Bulgaristan’ýn Türkiye’deki yüz binlerce insana olan borcunu, bu vatandaþlardan almak için yasa çýkarýlacak. Ardýndan da bu, “Soydaþa emeklilik hakký” olarak lanse edilecek.

Bir dönem hem Bulgaristan’da, hem de Türkiye’de ayrý ayrý askerlik görevi yapmak zorunda kalmýþ insanlarýn anne ve babalarý, bugün emekli olabilmek için Bulgaristan’da çalýþtýðý sürenin en az 5 yýlýný Türkiye’de borçlanacak. Yani, Bulgaristan’ýn her karýþýnda alýn teri bulunan yýllarýna ait sosyal güvenlik priminin karþýlýðý olarak yaklaþýk 12 bin YTL ödemek zorunda kalacak. Bir yandan Bulgaristan’ýn ödemesi gereken borcu ödeyecek, diðer yandan da “bana hak verildi” diye sevinecek.

Göçmen vatandaþýmýz, 16 yýl önce yaklaþýk bir yýllýk askeri ücrete denk gelen bir miktar olan 2.5 milyon lirayý konut sahibi olabilmek umuduyla devlete verecek... 16 yýl sonra ev sahibi olamadýðý gibi, parasýnýn 2 kilo et alamayacaðý bir miktar olarak kendisine geri verilmesine razý olacak. Ama diðer yandan, diþinden týrnaðýndan artýrdýðý, çok çalýþýp artý deðer üreterek elde ettiði birikimini, Bulgaristan ile sosyal güvenlik anlaþmasý yapýlamadýðý için emekliliðe harcayacak. Ve bunun adý da “hak” olacak.

Biliyorum ki; göçmenler “Bulgaristan’ýn borcunu neden biz ödüyoruz” demeden, emekli olabilmek için tüm imkanlarýný zorlayacak ve kiþisel becerileri, tutumlu ve çalýþkan olmalarý sayesinde biriktirdikleri ile Sosyal Güvenlik Kurumu bütçesine önemli katkýda bulunacaklar.

Benim asýl merak ettiðim, bu göçmen vatandaþlarýn, Kapýkule’din ötesinde ve berisinde 2009 yýlýnda sandýk baþýna giderken takýnacaðý tavýrdýr. “Biz Türk partisiyiz” diyerek kendisinden oy bekleyenlere, “Sosyal güvenlik haklarýmýzý neden vermiyorsunuz? Neden bizim yakýn akrabalarýmýz Nataþa’larýn bile sahip olduðu haklara sahip olamýyor?” diye soracak mý? Seçimlerden önce, meclis üyesi, belediye baþkan adayý vs. olarak “sizden biriyim” diyerek karþýlarýna çýkana, “Kurduðun kooperatif aracýlýðýyla maðdur ettiðin insanlarýn hakkýný nasýl ödeyeceksin”, “Sayemizde o koltuða oturdun ama bugüne kadar bizler için ne yaptýn?” diye soracak mý?

Emeklilik ile ilgili olarak yapýlan düzenleme ile ortaya çýkan gün gibi bir gerçek vardýr: Bulgaristan Türkleri artýk sorunlarýný bilen, çözüm yollarýný üretebilen ve bunlarýn arkasýnda saðlam bir þekilde durabilen insanlarý, ülke yönetimine taþýmak ve yönetimde söz sahibi olmak zorundadýr.

Bulgaristan Türkleri, Kapýkule’de TIR kuyruklarý oluþmasýn, gurbetçilerimiz yaz tatillerinde Türkiye’ye kolay gelebilsin, Bulgaristan AB yolculuðumuzda bizi desteklesin diye meþru haklarýna sünger çekenlerin deðil, her platformda haklarýný savunan yürekliliðe sahip insanlarý içlerinden çýkarma becerisini göstermeye mecburdur.

Bizim yaptýðýmýza kimse “etnik milliyetçilik”, “ýrkçýlýk” gibi kulplar takamaz. Bizim yaptýðýmýz, sadece tarihten bu yana zulme uðramýþ bir milletin, bugüne kadar ihmal edilen hukuki haklarýný dile getirmek, unutulmamasý için çaba harcamaktýr. Bizim yaptýðýmýz siyaset de deðildir. Ýþ siyasete geldiðinde, hakim olduðu bölgede isabetli bir belediye baþkan adayýný dahi seçmekten aciz olanlarýn karþýmýzda savunabilecekleri hiç bir þey yoktur.

Allah ömür verir, 2009 yýlýnda da bir arada olursak, Bulgaristan Türkleri’nin ardý ardýna yediði darbelerin hesabýný sorup sormayacaðýný hep birlikte göreceðiz.

Dernek üyesi olup olmadýðýna bakmaksýzýn her türlü sorunu ile ilgilendiðimiz, zamanýmýzý, enerjimizi harcadýðýmýz insanlarýn, 2009 yýlýnda da sessizliðe bürünüp, týpýþ týpýþ kendilerine yutturulan naylon adaylara sorgusuz sualsiz oy vermelerine karþý çýkmak da en doðal hakkýmýzdýr.

“Haksýzsýnýz” diyen varsa, hodri meydan çýksýn karþýmýza...

 

Arif GÜNDOĞDU gundogduarif@gmail.com

DİĞER YAZILARI

Hangi birini tarihin derinliklerine gömelim?
Balkanlar'ın dizaynı ve Kosova
Karamanlis ile beyaz sayfa açılır mı?
Ulusal refleks ve sessizlik çuvalı
  2006 yılı yazı arşivi
 2007 yılı yazı arşivi