Dengeli demokrasi

Sivil Toplum Kuruluþu yöneticileri sýfatýyla gözlemlediðimiz toplumsal düþünce ve davranýþlarý deðerlendirmek, yorumlar yapmak ve insanlarla bu gözlemlerimizi paylaþmak önemli bir görevimizdir. Balkanlar’dan, Kafkaslar’dan veya baþka yerlerden Türkiye’ye göç etmiþ insanlarýn þüphesiz bireysel ve ailevi problemlerin varlýðý toplumsal ve devlet meselelerine karþý bir mesafeyi de getirmektedir. Bu mesafe duyarsýzlýk ve sorumsuzluk boyutuna gelmesi son derece tehlikelidir. Özellikle eðitim almýþ insanlarýn ekonomiyi, siyaseti ve hepimizi ilgilendiren konularla alâkalý görüþ beyan etmekten kaçýnmalarý son derece üzücüdür. Demokrasinin temelinde baský gruplarýnýn oluþturduðu denge vardýr. Bu dengelerin saðlýklý oluþmasý insanlarýmýzýn ancak üretkenliði ile mümkündür. Beyin kapasitesini zorlamayan, aldýðý eðitimi toplumsal fayda saðlamaya kanalize etmeyen bireylerle mücadele etmeliyiz. Pasif bireyi aktif bireye dönüþtürmek hayat amacýmýz olmalýdýr. Son günlerde MÜCA-DELECÝ DEMEKRASÝ gibi kavramlar ortaya atýlmaktadýr. Ýnsanlarýn, demokrasi içerisinde daha üretken olmalarý, mükemmellik arayýþýnda bulunmalarý olaðandýr. Ancak, bu yeninin arayýþý rekabet sýnýrýnda, yarýþ sýnýrýnda kalmalýdýr. Eðer, demokrasi içerisinde bir takým oluþumlar bir biriyle mücadeleye girerlerse bundan Türkiye’mizin ve dolayýsýyla hepimizin zarara uðrayacaðýmýzý asla unutmamalýyýz. Bir mücadelede kurallarýn her zaman hukukla sýnýrlandýrýlmasý mümkün olamayabiliyor. Hukukun var olan meselelere çözüm getirdiðini hepimiz biliyoruz. Hukukun müdahale ettiði gerçekleþen olaylarýn her zaman yeni olaylarýn gerçekleþmesine neden olabileceðini de hep hatýrlamalýyýz. Önemli olan meseleleri insan zeka ve düþünceleriyle hukukun müdahale etmesine gerek kalmadan problemleri ortadan kaldýrabilme yeteneðini gösterebilmektir. Hasta olmadan hastalanmaya karþý önlemleri alabilmeyi öðrenmeliyiz. Hukuk demokrasinin sigortasýdýr. Bu sigorta hepimize ait olduðu için, hukuku da korumalýyýz. Hukuk sisteminin iyileþtirilmesi, mükemmelleþtirilmesi için çabalar daimi olmalýdýr. Bu hukukun demokrasinin sigortasý olarak daha da güçlü olmasýný saðlayacaktýr. Bu nedenle yaþantýmýzda bireysel düþünce ve hýrslardan arýnmayý ve toplumsal, kolektif düþünce ve hýrslarýn hayatýmýza yön vermesine izin vermeliyiz. Bireysel veya bir baský grubun baþkalarý üzerinde kendi düþüncelerini diðerlerini rencide edebilecek baskýlarla kabul ettirmeye çalýþmasý demokrasiyi de, onun sigortasý olan hukuku da tehdit eder hale gelebilir. Demokrasiyi ve sahip olduðumuz özgürlüklerimizi bu þekilde kendimiz tehlikeye attýðýmýzý düþünebilmeliyiz. Bizim düþüncelerimiz ve elde etmeye çalýþtýklarýmýz toplumda diðer bireyleri veya bir takým baský gruplarýný rahatsýz ediyorsa ve anlamsýz bir demokrasi mücadelesi ortaya çýkabiliyorsa akýllý insanlar olarak enerjimizi boþ mücadelelerle harcanmasýna izin vermemeliyiz. Demokrasi içerisinde mücadele yerine dengeyi aramalýyýz. Dengeyi oluþturabilmeliyiz. Dengeyi oluþturabilen, demokraside uzlaþmayý yakalayabilmiþ demektir. Uzlaþma ise taviz demektir. Tolerans demektir. Hep kendine doðru kaþýmama demektir. Bu nedenle özellikle son yýllarda belirgin bir þekilde dýþ politikada, komþu devletlere, dünya supergüçlerine, devlet olarak yer aldýðýmýz NATO, Birleþmiþ Milletler ve hedeflediðimiz Avrupa Birliði devletlerine gösterdiðimiz hoþgörü ve toleransý Türkiye içerisinde her alanda birbirimize göstermeyi öðrendiðimizde, demokrasimizin de daha güçlü olmasý saðlanacaktýr. Demokrasiyi korumak, yýpratmamak insanlýk vazifemizdir. Demokrasiyi yýpratmamak ancak DENGELÝ DEMOKRASÝNÝN varlýðý halinde mümkün olabiliyor. Denge, uzlaþma ve paylaþým demektir. Uzlaþma ve paylaþýmýn olduðu yerde barýþ ve huzur vardýr. Tüm bu deðerlerin yakalanmasý kolay olmuyor. Dünya nüfusu 6 milyarý aþtýðý bir ortamda, dünyada barýþý huzuru korumak için hepimiz seferber olmalýyýz. Pasif kalmakla 6 milyar dünya nüfusu üzerinde kontrolü kaybederiz. Bu insanlar üzerinde kontrolün kaybedildiði yakýn geçmiþ tarihimizde milyonlarca insan hayatýný kaybetti. Bundan dolayýdýr ki, olup bitenlere seyirci kalýnmasýnýn faturasýný insanoðlu hep beraber ödediðini ibret verici tarihimiz bizlere hep hatýrlatmaktadýr. Bu insanoðlu tarihini öðrenme þansýný bulmuþ okur-yazar ve muhtelif eðitim düzeyini yakalamýþ insanlar DENGELÝ DEMOKRASÝSÝNÝN oluþmasý için aktif görev alarak toplumsal kontrol saðlanmalýdýr. Balkanlar’dan çeþitli yýllarda göç etmiþ eðitimli insanlarýmýz Türkiye için, insanoðluna daha faydalý olabilmek için daha aktif bir konuma geçmeleri zamaný çoktan gelmiþtir. Hiçbir sorunumuzun kendiliðinden çözülmeyeceðini her zaman bilmeliyiz. Ne ekersek, onu biçeceðimizi, ne piþirirsek onu yemek durumunda olduðumuzu aklýmýzdan hiç çýkarmamalýyýz. Ancak denge kurmasýný bilenlerin DENGELÝ DEMOKRASÝSÝ olur.

 

Genel Başkan

Av. Seyhan TÜRKKAN genelbaskan@balkanturkleri.org.tr

GENEL BAŞKANIN

DİĞER YAZILARI

Umutlarımız tüm tehditleri bertaraf edecektir (Ocak 2008)
 
 
 
  2006 yılı yazı arşivi
 2007 yılı yazı arşivi